Evde Kendi Dershanemizi Kuruyoruz!


🏫Dershane bize her ders için hoca mı veriyor? O zaman Youtube'daki ücretsiz ders anlatımlarından kendimize en yakın bulduklarımızı Ev Dershanesi'nin hocası olarak atıyoruz. Her dersimize 1 asil hoca, 1 de konuyu ondan anlayamazsak diye 1 yedek hoca atayabiliriz. Hocaları kendimiz seçtiğimiz için seviyeleri bize uygun oluyor. Anlamadığımız yerde başa sarabiliyor, bildiğimiz yeri hızla geçebiliyoruz. Gerekirse tekrar tekrar dinleyebiliyoruz. Videolarda da soru çözüm var. Soru yazılınca videoyu durdurup soruyu kendimiz çözmeye çalışıyoruz. Biz daha soruyu anlamamışken "Hocam -1 mi?" diyen olmamasının rahatlığıyla!

 🗓Dershane bize düzen mi getiriyor? Bilinçli bir öğrenci kendi düzenini kendisi de pekala oluşturabilir. Başında çocuk gibi adam bekletmeye gerek yoktur. Ders çalışmak zorla olacak iş değil zaten. Olmadığını görmüştür herkes. :) Günü üçe bölüyoruz: Sabah-Öğlen ve Akşam. Sabah saatleri bizim ders DİNLEME saatlerimiz. Tıpkı dershanede verdikleri gibi haftalık ders planını çıkarıp o gün hangi dersten konu dinleyeceğini belirleyebilirsin. 2 saat Mat, 2 saat Türkçe, 1 saat Coğrafya mesela. Püf noktası: Kendini daha eksik hissettiğin dersin saat sayısını diğerlerinden yüksek tutmak ve 5 saat dersi asla aşmamak. Dershanede 1 ders 40-50dk'dır. Sonra teneffüs vardır, sonra hoca kaldığı yerden devam eder. Zil çalmaya yakın konu anlatmayı bırakır ve geldiği yere kadar ödev verir. Zilin çaldığı yerde sen de videoyu bırakıyorsun. (Kaldığın yeri not et.) ve kendi ödevini yaz. O gün öğrendiğin yerden akşama 20 soru idealdir. Basit geldiyse 30-40'a da çıkabilirsin. Konuları sırayla gitmen gerektiğini unutma lütfen. Sırayı belirlemeyi şimdi anlatıyorum...

📚Dershane bize kitap, föy, soru mu veriyor? Her yer kitap, her yer soru zaten. Bununla birlikte: Her derse hoca atadığın gibi, bu derslere 1 (bir) tane de konu anlatımlı kitap atamalısın. Sen hiç okulda filan gördün mü bir dersin aynı anda 4-5 kitaptan işlendiğini? İnsanın kafası karışır! Üstelik konular ortada yani, çok bambaşka şey anlatan bir kaynak yok. Kitaplarını seçmek için biraz kitapçı gezmen, sayfalar arasında dolanman gerekiyor. En önemli şey seviyesinin sana uyması. Matematiğin çok kötüyken gidip derece grubu kitabı almamalısın. Ya da zaten 40'ta 20-25 yaparken Antremanlarla Matematik almak saçma olur. Bana kaynak sorma, senden daha fazlasını bilmiyorum emin ol çünkü cidden çok kaynak var. Ve çok seviye var. Ha, mesela "Öğretmenin notları" ya da "Planlı Föy" tarzı şeyler de var. Sadece seviyene uyması değil, gözüne hoş görünmesi, dilinin sana hitap etmesi de çok önemli. Bir blogda "Ço iyi kitap aabiiee" demiştir ama içine bakınca "Bu mu?!" dersin. (Malum, kitap tanıtanların kimisi tanıttığı kitabın kapağını açmamış bile olabiliyor.) En iyisi kitapçıya, sana benzer güvenilir arkadaşlara, satış sitelerindeki kullanıcı yorumlarına başvurmak. Bağımsız hocalara da sorabilirsin. (Kendi kitap çıkaran insanın tutup başka kitabı almanı önermesini beklememeliyiz.) Başlangıç için 1 tane de soru bankası yeterlidir. Bittikçe yenisini alırsın. Evet, soru çözmek iyidir ama hepsini bugün alınca hepsini bugün çözmeyeceksin nasılsa. Konuyu daha ilk dinler dinlemez de tüm kitaplardan bitirmek saçma. Çünkü tekrar yapmaya vakit kalmıyor o zaman. Sonra denemede "Ya ben bu konuda çok iyiydim, tüm soruları çözebilmiştim. Denemede yapamadım." oluyor. Gerenk yoook!

🗓Plana geri dönüyoruz. Sabah derslerimizi dinledik tıpkı dershanede olacağı gibi. Öğlene geldik. İşin varsa öğlen senin. Serbest zaman. Dilersen gezip tozabilirsin de. Ha işin yoksa o zaman niye ödevini akşama bırakıyorsun? Yap şimdiden, akşamın rahat eder.

🗓Gezip tozduğunu varsayarak akşamı ediyoruz. Şimdi ödev ve tekrar vakti. Dinlediğin konuları bir kez de atadığımız konu anlatımlı kitaptan okuyoruz. Notlarımızı çıkarıyoruz. Notları illa deftere tatlışlı tatlışlı çıkarmanıza gerek yok. Kitabın sağına soluna yazabilir, bir sayfaya karalayıp sayfayı kitabın arasına sıkıştırabilir ya da post-it kullanabilirsin. (Şahsen kullandığım yöntemdir.) Alt çizme işini ise abartmamak lazım. Tek kelime, hadi bilemedin cümle çizilir de komple paragraf çizilmez. Paragrafı çizmen lazım gibi hissediyorsan o paragrafı oku ve 1 cümleyle kendin özetleyip yaz. İleriki zamanlarda tekrar ederken baştan baştan kocaman paragraflar okumak zorunda kalma. İnternetteki ders özetleri-notları evet detay yakalamak için iyi fakat konuyu kendin çalışırken başkalarının notunu kullanmamalısın! Sakın bak! Konu o özetler kadar olsa, o kadar koca kitabı yazmazdı kimse. Tekrarı yaptık (bakma benim uzun anlattığıma, yazdığımdan kısa sürüyor.) Ödevimizi yapıyoruz. Yapıyoruz da, yapamadığımız sorular çıkıyor... Geliyorum oraya bir saniye!

 📐Ooh rahata bak, Seray Abla konu başı 20 soru yeter dedi :) Dedi de, niye dedi? Hepsini çözemeyeceğini bildiği için dedi. Bugün çözemediklerini yarın tekrar çözmeye çalışmalısın. Bir soruyu çözemediğine karar verme süren 10dk altında olmamalı. Yani soruyla 10dk cebelleştin ve kesinlikle cevap hakkında fikrin yok. Notlara geri dönüyosun. I ıh, notlarda da yok. Bırak o zaman. Ertesi gün ödevler bitince tekrar aç soruları. Aaa bazısı çözüldü ama hala çözümsüz gıcıklar var. Bu soruları biriktiriyorsun. Hafta sonumuz soru çözüm festivali. Coming soon...

⁉️Haftasonu oldu. Genel tekrarını yapıyorsun. Bu şu demek: Notlarına ve çözülmüş sorularına bir göz gezdiriyorsun. En baştan komple oku değil, göz gezdir, bi hatırla yani. Hafta boyu neler olup bitmiş. Şimdi hafta içi uğraşılıp çözülememiş soruları tekrar açıyoruz. Her biriyle baştan uğraşıyoruz. Fakat biraz farklı uğraşıyoruz. Sorunun yanına nereye kadar anladın? Aklına ne yapmak geldi? Nerede tıkandın? bunları yazıyorsun. (Öö ben hiç anlamadım diye baştan savmak yok canot. Öyle yaparsan kendine saygısızlık olur.) Sonra bu soruları: Soru çözüm uygulamalarına (Tosbik app, Sorusana, Bir Bilene Sor, Sor Çözelim vb.) atabilir, instagramda "Sorunuz çözülür!" diyen hesaplara ya da soru çözen sitelere atabilir; konuda başarılı bir arkadaşın varsa ona sorabilir, bir özel ders hocası çağırıp ona çözdürebilirsin (bazı hocalar whatsapp üstünden de çözüm yapıyorlarmış ücret karşılığı.) Hoca tutacaksan püf nokta: Soruları hocaya önceden yolla ki onun da soru üstüne düşünecek zamanı olsun. O da insan. Sen normalde bildiğin şeyi unutmuyor musun bazen? Ekmek-peçete demeyi bile unutuyoruz bazen. Soru öyle emrivaki gelince hocan da afallayabilir, önemli bi yeri unutabilir, o an çözemeyebilir, emin olamadığı yer olabilir, bakması gerekebilir. Ona zaman ver ki sana faydası artsın. (İnanamazsınız belki ama öğretmenlerin en büyük kaygı sebeplerinden biri öğrenci önünde soruyu yapamamak/yanlış yapmak. Sizin kaygı sizi nasıl etkiliyosa onların kaygısı da onları öyle etkiliyor: Kötü.) Her gün dershane olmadığı gibi her gün ev dershanesi de olmak zorunda değil. Özellikle bu başlardaki alışma sürecinde, konu sayısı ve soru sayısı az olacağından 1 günü komple tatil ilan edebilirsin. Sınav yaklaştıkça bu durum değişecek. O günlere deneme koyacağız. Denemelere abanmak için şu an çok erken. Belki ne kadar hatırladığını görmek için 1 tane çözebilirsin. Sonrası komple konu dinleme, konu okuma, konu anlama ve soru çözüp-yapamayıp-başa dönmekten ibaret. Deneme vakti gelince haber vereceğim. Dershanenize isim koymayı unutmayın! Daha kişiselleşmiş olur. Nihayetinde burası da gayet ciddi bir müessese! Lütfen 🌸🌺🌸

Not: Benzer yazılarımı ilk okuyanlardan olmak için Instagram sayfamı (@edafosakademik) takip edebilirsiniz. "Seray Abla, yardımına ihtiyacım var!" diyorsanız da edafosakademik.org'dan randevunuzu hemen alabilirsiniz!

Yorumlar