Bizi Bu Bahar Havaları Mahvetmesin!




Gelir bahar ayları ve haliyle gevşer o gencecik, taptaze gönül yayları. :) 

Kış aylarında ders çalışmak, baharda çalışmaktan genelde daha kolaydır. Çünkü hava soğuktur, karanlıktır. Dışarı çıkmak, gezmek pek gelmez insanın içinden. İçeride olmak, içeride olunca da ders çalışmaya oturmak daha iyi bir seçenektir.
Ama ya bahar ayları? Güneş hafiften kendini göstermeye başlamış, tomurcuklar pırtlamış, renk renk çiçekler ağaçları bezemiş, ortalık yeşillenmiş! Tıpkı sizin ruhunuz gibi taze bir ortam var dışarıda! Oysa konular duruyor hala! Ne yapmak lazım?!

1) Günü önceden planlamak lazım. En zorlayacak şeyleri günün ilk saatlerine koymak lazım ki hemen kurtulabilelim. Çünkü ilerleyen saatlerde, özellikle öğlen ve sonrasında daha da içinden gelmeyecek onları yapmak. Kalkar kalkmaz yap ve kurtul! 

2) Hiç dışarıya çıkmayacakmış, hapis kalmak zorundaymış gibi kendimizi şartlamamak lazım. Kendine acımaya başladığın an sıkıntı yaşarsın, işinden daha da koparsın. Sen hapis olduğun için değil, sonraki baharda Bahar Şenliği’ne katılmak için çalışıyorsun. Hem şimdi de çıkabilirsin, ama en azından elindeki birkaç maddeyi bitirdikten sonra. 

3) Baharın otomatik getirisi olan gevşek gönül yayı meselesi yanında kalp kıpırtısı da getirir. İşte buna dikkat etmek zorundasın. Senin sadık yarin şu an hazırlandığın sınavın. Hülyalı gözler, serseri bir gülümseme, hoş sözler sana umut vermemeli. Platonik sevdalara düşmeye meylettirmemeli. Kalbin ve güneş ışınları seni “Bir daha bu kadar doğru birini bulamayacaksın, hayatının aşkı o!” diye kandırmaya çalışabilir. Yalan. Zaten seneye kim bilir her ikiniz de nerelerde olacaksınız! Yepyeni birer hayata başlayacak, daha evvel hiç tanımadığınız insanlar tanıyacaksınız. Ha eğer cidden de o en doğru kişiyse, merak etme, kader yollarınızı ileride daha doğru bir zamanda tekrar kesiştirir. Şimdi lütfen asıl ilgilenmen gerekenle ilgilen.

4) Bir bahar temizliği her masaya iyi gelir! Çözülmüş ya da çözülmemişse bile, çözülmeyecek kitaplar, fasiküller, kağıtlar, biten kalemler, kullanılmayan gereçler bir gitsin o masadan ve hatta odadan! Çalıştığın odayı da güzelce bir temizle, tozunu al, yerleri sil, havalandır... Şu güzel taze günlere, aybı güzellikte bir masa düzeniyle başlamak insana şevk verir. Motivasyonun dilimizdeki karşılığı şevk zaten.

5) Arkadaşlarını da uyar bak. En çok onlar çelmeye kalkacak aklını. Seni seven seni yoldan çıkarmaya kalkmaz. Hatta sana destek olur. Bu “Biz çıkıyoruz da sen gelme ders çalış!” demekle de olmaz. Buna destek değil nisbet yapmak denir. Aklını karıştırıcı mesajlar, resimler ve planlar dönen gruplardan ve sayfalardan da çık. Küsen darılan oluyorsa onlar biraz bencilse demek ki...

Başta mahvetmesin gibi olumsuz bir tabir kullandım ama malum şiirden esinlenerek kullandım. Yoksa bahar ayları, güzel havalar niye mahvetsin ki seni? Sen hedefini biliyorsan, kendini adamışsan, ne istediğinin farkındaysan aksine sana keyif vermeli bu güzel havalar. Sana yeni hayatında var olacak güzellikleri hatırlatmalı. Ha unutmadan, seneye bu zamanlarda da vizelere çalışıyor olacaksın. Çalışmak bir çile değildir. Onu öyleymiş görmeye kendimizi biz programlıyoruz. Unutma, yapacak hiçbir şeyinin olmaması demek güzelliklerin de keyfini sürememek demektir. Ne mutlu ki yapacak bir şeylerin var! Yapacaklarını yap ki bu güzelliklerin de hakkını vermiş ol!

Yorumlar

Yorum Gönderme