Ne Zaman Olacak?




Dün akşam çok ilginç şeyler oldu. Annemin doğumgününü geçirelim diye bir restorana gittik. Restoranda otururken bana bir email geldi bir öğrencimden. Başladım ben ağlamaya. Anneme okuttum. Annem de ağladı. Çünkü o da biliyordu böyle bir email için ne kadar zamandır beklediğimi. Sonra “Sil Baştan”ı söylemeye başladı grup. Ben o şarkıyı hep bir ayrılık şarkısı olarak düşünmüşümdür. Genel hayat için düşünerek dinlememiştim sözlerini. “Sil baştan başlamak gerek bazen, hayatı sıfırlamak.” Gerçekten öyleymiş. Ben dün bundan emin oldum.
Sil baştan başlamak gerekliydi ama şarkıda sil baştan başladıktan ne kadar sonra nerede olacağın söylenmiyor. Ben onu yazayım dedim:


- Sil baştan başlamak dile kolay ama yapması zor bir şey. Elinde hala bir tutunacak dal varken sil baştan başlanmıyor. Dibi görmek lazım. Genelde biz ilk zorlandığımız anı, ilk takılıp düştüğümüz anı dip zannediyoruz. Dip öyle bir şey değil, çok daha deriiin bir düşüş. Öyle bir radde ki, artık ne verilen tavsiyelerin, ne anlatılanların, ne senden beklenenlerin hiçbirini dinleyecek, umursayacak, takacak halin kalmadığı bir yer.


 - Sen “Hadi ben baştan başlıyorum” demiyorsun zaten. Hayat seni başlattırıyor. Başlamasan ne olacak ki zaten? Hayattaysan, yapacak başka şey de kalmadıysa otomatik olarak baştan başlamış oluyorsun.

- O en baş çok garip. Bir şey yapıyorsun kendi kafana göre ama ne yaptığını bilmiyorsun bile. Tek düşündüğün “Nasıl olsa en dibi gördüm, naparsam yapayım daha dibi yok. :)” Bu insanı rahatlatıyor garip biçimde.


- Bir zaman sonra bir düzlüğe çıkıyorsun. Bu düzlükte baştan umutların yeşeriyor. Ama hayat bu, öyle hop diye kolayından vermez. Yeşeren umutlarına birileri basıyor. Sen yeşertiyorsun, onlar basıyor. Ama tekrar dibe dönmemek için vazgeçmek yerine inatla yeşertiyorsun.


- Bir yerde yoruluyorsun. “Gerçekten yeter ama ya!” diyorsun. Bırakasın var ama bırakamıyorsun. Çünkü bırakınca yapacak, uğraşacak başka şeyin yok. Biraz dinleniyor sonra yine işe koyuluyorsun. Bir şey olsun diye değil artık. Sadece yapacak başka şeyin olmadığı için. E diyorsun, madem yapıyorum, bari hakkını vereyim. En azından kendi içime siner. 


İnsanlar yarı acır gözlerle bakıyorlar.
Yüzüne karşı “Ay ne güzel ya, keşke ben de senin gibi baştan başlayabilsem ve kimseyi umursamasam artık!” diyorlar. Arkandansa “Yazık ya boşa uğraşıyor.” diyorlar. Bunun farkındasın sen de. Yaptığını “Boş duracağıma boşa uğraşayım da bir meşgalem olsun, boş durmak daha kötü hissettiriyor.” diye yapıyorsun zaten. :) Anlamıyorlar.

 Ve işte sen böyle böyle devam ederken ve artık bırak hayallerin için dua etmeyi, yeşeren umutlarıma basmasınlar diye bile dua etmekten vazgeçmiş “Allahım buna da şükür, en azından bomboş değilim, daha da bir şey istemiyorum yeter ki bu elimde kalsın, amin” derken işte o ara oluyor. Bu sil baştan süreci bende yaklaşık 4 sene sürdü. Öncesini az çok biliyorsunuz zaten. 

 Gelelim o emaila... Birçok kişiye hiç de büyük gelecek bir şey değil. Benim 3 senedir içimde bir uygulamam olsun isteğim var. Ben bu düşünceye sahip olduktan çok sonra birçok insan kendi uygulamasını çıkardı. Şu an ortalık uygulama kaynıyor. Bense bırak uygulamaya maddi gücün yetmesini, bambaşka şeylerle uğraştım durdum. Bir kısmını biliyorsunuz. Ne zaman “Tamam biriktiririm artık paramı” dedim, gitti. Kitaba, öğrenciliğe, aileye, şuna buna... Ama gitti. Gocunmadım ama artık üstüne düşünmeyi de bıraktım. Bırakınca da biraz rahatladım ve mutluydum da. En azından düzlükteydim çünkü. Ailem yanımda, sağlığım yerinde, kitaplarımı alabiliyorum, kalbim dolu. Daha ne olsun. 
Dün gelen emailda diyordu ki: Ben sizi 2 senedir takip ediyorum. Sizi dinledim üniversiteye girdim. Bilgisayar Mühendisliği okuyorum. Okumakla kalmadım kendi ekibim oldu onlarla girişimcilik yoluna girdim. Başarılar elde ettim. İznin olursa sana uygulama yazmak istiyoruz. Sen bana yardım ettin, benim de elimden bu geliyor. (Özeti böyle de aslında uzun bir emaildı oldukça)

 İşte “Ben iyiyim ya!” modunda takılırken bu gelen email beni salladı dün. 
Meğersem hayatla didişmeyi bırakınca oluyormuş. İyi olur, kötü olur ya da bir şey olur da bu uygulama gerçek olmaz orasını bilmem. Bana bu teklifin bu şekilde gelmesi bile yetti ve arttı bile. Demem o ki: Sil baştan başlıyorsan korkma. Beklediğin anda olmayabiliyor. Asla olmayacak olduğunu kabullenip ona rağmen devam edince nihayetinde oluyor bir şeyler. O yüzden çok düşünme, didişme sadece yola devam et yeter.

Yorumlar